american psycho ne demek?
American Psycho
Bret Easton Ellis'in 1991 tarihli romanı ve sonrasında Mary Harron tarafından 2000 yılında sinemaya uyarlanan American Psycho, 1980'lerin sonunda New York'ta yaşayan zengin yatırım bankacısı Patrick Bateman'in hayatını konu alır. Yüzeyde kusursuz bir yaşam süren Bateman, derinlerde şiddet dolu fanteziler ve dürtülerle boğuşan bir **seri katil**dir.
Temel Konular:
- Yüzeysellik ve Materyalizm: Roman, o dönemin Wall Street kültürünün ve zenginliğe olan aşırı düşkünlüğün eleştirisini sunar. Bateman'in hayatı, marka takıntısı, estetik kaygılar ve statü sembolleriyle doludur. Bu durum, karakterlerin kimliklerinin ve ilişkilerinin yüzeyselliğine vurgu yapar.
- Kimlik Krizi: Bateman, mükemmel görünme çabası içinde kendi kimliğini kaybetmiş bir karakterdir. Başkalarının onu nasıl gördüğü, onun için gerçekte kim olduğundan daha önemlidir. Bu durum, kimlik%20krizi temasını ön plana çıkarır.
- Şiddet ve Ahlaksızlık: Roman, rahatsız edici derecede grafik şiddet sahneleri içerir. Bu şiddet, Bateman'in psikolojik durumunu ve toplumun ahlaki çöküşünü yansıtır. Şiddet sahneleri, okuyucu/izleyiciyi rahatsız ederek, toplumun karanlık yönlerine dikkat çekmeyi amaçlar.
- Akıl Sağlığı: Bateman'ın gerçekliği algılama yeteneği sorgulanır. Cinayetlerinin gerçek olup olmadığı, yoksa sadece hayal ürünü mü olduğu belirsizdir. Bu durum, akıl%20sağlığı sorunlarına ve gerçeklikle kurgu arasındaki çizginin bulanıklığına işaret eder.
- Eleştiri ve Tartışma: American Psycho, yayınlandığı dönemden itibaren büyük tartışmalara yol açmıştır. Şiddet içeriği, kadın düşmanlığı ve ahlaki değerlere aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirilmiştir. Ancak aynı zamanda, kapitalizmin eleştirisi, tüketim kültürünün yozlaştırıcı etkisi ve erkek egemen toplumun portresi olarak da değerlendirilmiştir.